You Are Here: Home » Français » Öcalan vs. Türkiye kararı: Avrupa’da İnsan hakları açısından kötü bir gün

Öcalan vs. Türkiye kararı: Avrupa’da İnsan hakları açısından kötü bir gün

AİHM’nin, Öcalan vs. Türkiye (No. 2) davası hakkında verdiği karara ilişkin Uluslararası İnisiyatif’in açıklamasıdır.  

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bugün Sayın Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye açtığı dört dava hakkındaki daire kararını yayınladı.

AİHM’ne yapılan sikayetler İmralı Adası’ndaki izolasyon koşulları, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında şartlı tahliye olasılığının olmaması, Sayın Öcalan’ın avukatlarıyla olan tüm görüşmelerinin dinlenmesi, saç örneklerinde bulunan zehirli maddelerin ortaya çıkardığı yaşamına yönelik tehlike ve daha birçok noktadan oluşmaktaydı. Sayın Öcalan ve avukatları AİHM’ne yaptıkları bu başvuru ile, bu ve diğer ihlallerin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) AIHS’nin 2, 3, 5, 6, 7, 8, 13 ve 14. maddelerinin ihlallerini oluşturduklarını ortaya koymuşlardır.

Maalesef, AİHM dairesi, sadece 3. Maddeden ihlali, yani şartlı salıverme olasılığı olmayan ömür boyu hapis cezası hakkında bulmuştur.

Karara göre, İmralı Adası’ndaki aşırı izolasyon koşullarına ilişkin de 3. Maddenin ihlalinin, sadece Sayın Öcalan ve diğer beş hükümlünün Kasım 2009′da yeni bir binaya taşınılmasına kadar olduğunu belirtmiş ve bu karar göre bu tarihten sonra ise ihlal mevcut değildir. Avukatlarla görüş üzerindeki kısıtlamalar ve Sayın Öcalan ile herhangi bir görüşmenin tümünün dinlenmesi hakimlerin çoğunluğu tarafından meşru bir güvenlik tedbiri olarak gerekçelendirilmiştir.

Uluslararası İnisiyatif, bu kararı insan hakları açısından çok talihsiz bir karar olarak değerlendirmektedir. Türkiye, CPT raporlarının yayınlanmasında gerçekleştirdiği zaman ayarlaması sonucu, çok kritik olan 2013 CPT ziyaret raporu AİHM kararı üzerinde herhangi bir etkide bulunamamıştır. Mahkeme böyle bir oyuna gelmemeliydi. Bu kararla beraber mahkeme sonuç itibariyle İmralı Adası’ndaki bu kabul edilemez izolasyon koşullarının meşrulaştırılmasına yardımcı olmaktadır.

Avukat-müvekkil gizliliğinin komple ortadan kaldırılmasını ve avukatların ada cezaevine ziyaretlerinin yasaklanmasını güvenlik tedbiri olarak gerekçelendirmekle mahkeme, Türkiye’nin anti-terör yasalarının mantığını kabul etmektedir. Bu, insan hakları açısından Avrupa’da kötü bir gündür.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hakkında olumlu bir karar beklenmekteydi, fakat bu Sayın Öcalan’a özgü bir karar değildir. Türkiye şimdi yeni bir yasayı yürürlüğe koyarak, tüm hükümlülere şartlı tahliye olasılığı tanımak zorundadır.

Umuyoruz ki AIHM Büyük Dairesi bu kararı düzeltecektir.

Uluslararası “Abdullah Öcalan’a Özgürlük – Kürdistan’da Barış” İnisiyatifi
18 Mart 2014

© 2012 International Initiative freedom-for-Ocalan designed by Akhomedia

Scroll to top